Blog & News

Pandeminin Bize Kattıklarından

Pandemi döneminde evlerimizde vakit geçirirken çevremizle olan etkileşimimiz sosyal medya veya telefon gibi araçlarla kısıtlanmıştı. Kimi için bu dönem hiç yaşanmamasını dilediğimiz bir dönemken, bu dönemi fırsata çevirip kendini geliştirmeye daha çok vakit ayıranlar da olmuştu.

Çalışırken veya bir şeylere uğraşırken, mola verme ihtiayacı duyduğumuzda ister istemez çoğumuzun eli telefonuna, sosyal mecra butonlarına doğru uzandı. Sosyal medyada geçirilen zaman, birden astronomik düzeye çıkınca da içerik üreticilere yani, bir diğer adıyla influencerlara ister istemez rastladık. Matter Communications tarafından yayınlanan istatistikler de bunu doğruluyor. Bu istatistiklere göre COVID-19 nedeniyle insanların sosyal platformlarda giderek influencerlar ile daha fazla etkileşime girmiştir.

 

İstatistiklerin birkaçı şu şekilde:

  • Tüketicilerin %63’üsosyal platformalarda paylaşımda bulunmak ve gönderileri görüntülemek için daha fazla zaman harcadı.

  • Tüketicilerin %50’si canlı yayınları izlemek için daha fazla vakit harcadı.

  • 18–29 yaş aralığındaki tüketicilerin %55’idaha fazla canlı yayın içeriği izledi.

  • Tüketicilerin %58’i sponsorlu içeriklere nazaran, influencerlar içeriklerine daha çok dikkat ediyor.

Veriler aynı zamanda, tüketicilerin çoğunluğunun influencerların içeriklerini izlenebilir bulduğuna işaret ediyor. Influencerların içeriklerine, markaların resmi hesaplarındaki gönderilere ve reklamlı içeriklere nazaran çok daha fazla güven duyan kullanıcılar doğal olarak, satın alma davranışlarını buna göre düzenliyor.

Halihazırda influencer pazarlama kullanan markalar için iyi haber şu ki, influencerların çoğu COVID-19 sırasında samimi ve tüketicileri yanlış yönlendirmeyen faydalı içerikler sunuyor.

  • Tüketicilerin sadece %19’u influencerların içeriğinin “samimi olmayan ve/veya işe yaramayan” olduğunu düşünüyor.

Influencerların ve markaların akıllarındaki soru: İnsanlar kime güveniyor?

Tüketiciler marka, ürün veya hizmet tavsiyeleri söz konusu olduğunda, reklamlardan ziyade arkadaşlarına, ailelerine ve influencerlara güvenme eğilimindeler.

İstatistiksel olarak:

  • Tüketicilerin %61’inin sosyal platformlarda bir arkadaş, aile üyesi veya etkileyicinin tavsiyelerine güvenme olasılığı yüksek.

  • Tüketicilerin sadece %38’inin sosyal platformlarda bir markanın tavsiyelerine güvenme olasılığı mevcut.

Sosyal medyadan gelen tavsiyelere duyulan güven genç tüketicilerde en yüksek orandadır.

  • 18–29 yaş arasındaki tüketicilerin %66’sı,

  • 30–44 yaş arasındaki tüketicilerin %61’i,

  • 45–60 yaş arasındaki tüketicilerin %60’ı,

  • 60 yaş üstü tüketicilerin %53’ü

Sosyal medyadan gelen tavsiyelere güveniyor.

Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, satın alma yolculuklarının bir kısmını influencer içeriğinden etkilenmiş durumda.

Tüketicilerin %82’si arkadaşlarını, ailesini veya nüfuz sahibi kişilerin bu konuda paylaşımlarını gördükten sonra bir ürün veya hizmeti satın almış, araştırmış veya satın almayı düşünmüştür.

 

Tüketiciler en çok şu konularda etkileyici gönderileri görmekle ilgileniyor:

  • Yiyecek ve içecek (%56)

  • Sağlık ve zindelik (%48)

  • Kişisel teknoloji (%45)

  • Tüketim malları (%40)

  • Güzellik ve kişisel bakım (%33)

  • Bebek ve çocuklar (%13)

Influencer pazarlama gün geçtikçe etkisini artırıyor. Çünkü kullanıcılar artık reklam görmek, markaların sürekli satış odaklı çabalarına maruz kalmak istemiyor.

Bir yazımızın daha sonuna geldik. Kendinize iyi bakın; Co-Influencer ile kalın…;

Sosyal medya hesaplarımızda dijital pazarlamanın ve sosyal medyanın en güncel haberlerini paylaşıyoruz. 
Bizi Takip Edin!

Contact

 Co-Influencer @ Projects